Küba Halkının Onurlu Tarihi Çarpıtılamaz!

Değerli Küba Dostları,
 
Bugün (21.08.2017) sendika61.org sitesinde yayınlanan ve Küba’nın devrimci önderliğini konu alan, “Amerikan Üssüne Bekçilik Yapan Devrimciler” başlıklı yazı üzerine açıklama yapma ihtiyacı duyuyoruz. 
 
Farklı kesimlerin kendi siyasi çizgilerini savunurken Küba örneği üzerinden kendilerine destek bulmaya gayret etmesi Küba Devrimi’nin dünya halkları nezdindeki meşruiyetinin ve haklılığının açık göstergesidir ve sevindiricidir. Ancak hiç kimse Küba halkının onurlu tarihini çarpıtma hakkına sahip değildir.
 
Yukarıda adı belirtilen makalede Fidel’den söz edilirken, “ülkesindeki ABD üssüne karşı halkı devrimci bir müdahaleye çağıran sabotaj eylemleri düzenlenirken, o gitti bu eylemleri düzenleyenleri derdest etti, ABD üssüne dokunmadı, dokundurtmadı” ifadelerine yer verilmektedir.
 
Guantanamo Üssü’nün Fidel başta olmak üzere Kübalı devrimcilerin ve Küba halkının “dokunmadığı” bir mesele olduğu doğru değildir. Guantanamo Üssü, Küba halkının ve devrimci önderliğinin öncelikli mücadele başlıklarından birisi olmuştur ve öyle olmaya devam etmektedir. 
 
Biraz tarih bilgisi vermek zorundayız: 19. yüzyılda İspanyol sömürgesi olan Küba, sömürgeciliğe karşı bayrak açmış ve bir dizi bağımsızlık savaşı vermiştir. On yıllar süren bu savaşlar neticesinde Küba, İspanyol sömürgesi olmaktan kurtulup bağımsızlığını kazanmak üzereyken, ABD kendi donanma gemisini Küba kıyılarında havaya uçurarak büyük bir provokasyona imza atmış, patlamadan İspanya’yı sorumlu tutmuş ve “Küba’nın düşmanının düşmanı!” sıfatıyla adaya çıkartma yapmıştır. Bu olaydan dört ay sonra, 1 Ocak 1899’da Küba, ABD işgali altında “bağımsızlığını” ilan etmiştir. ABD ordusu adadan çekilirken mandacı bir anayasayı uygulamaya sokmuş ve anayasaya Platt Zeyilnamesi adı altında bir ek yapmıştır. Anayasa ve eki, ABD Hükümeti’ne, kendi çıkarlarına aykırı gelişmeler yaşanırsa Küba’nın içişlerine ve dışişlerine karışma hakkı, askeri olarak adaya müdahale etme hakkı ve Guantanamo Deniz Üssü de dahil olmak üzere adada askeri bölge bulundurma yetkisi tanımıştır. Ve böylece Guantanamo Üssü, sözümona “bağımsız” Küba anayasası tarafından ABD’ye 100 yıllığına kiralanmıştır. 1959 yılında iktidara gelen devrimci önderlik emperyalist devin eline işgal bahanesi vermeyecek ustalıklı bir mücadele hattı belirlemiş ve üssü son derece militan bir halk örgütlenmesiyle ada içinde izole etmiştir.* Üssün sökülmesi ve Guantanamo topraklarının ABD tarafından boşaltılması, ABD ile diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edildiği son dönemde, ilişkilerin normalleşmesi için Küba tarafınca dile getirilen en temel şartlardan biridir. 
 
Aynı makalede Fidel’in iktidara geldiğinde özel mülkiyete dokunulmayacağına dair ABD’ye söz verdiği iddia edilmektedir. Fidel ABD de dahil olmak üzere hiçbir yabancı güce, vereceği destek karşılığında ülkeyi şu ya da bu biçimde yöneteceklerine dair taahhütte bulunmamıştır. Fidel yalnızca halka söz vermiş, hem de açıkça şu sözü vermiştir: Mevsimlik çalışan, topraksız, aç, sefil şeker işçileri, karınlarını doyurabilecekleri kadar toprağa sahip olacaklardır. İşte bu sözü yerine getirmek için kimisi ABD vatandaşlarına ait olan büyük ölçekli topraklar ve onlara ait şeker fabrikaları kamulaştırılmış ve yüzyılın en uzun soykırımı niteliğindeki ABD ablukası böylece başlamıştır.    
 
Küba devriminin tarihi, makalede ima edildiği gibi ABD ile mümkün olduğunca iyi geçinerek değil, ABD’ye karşı ödünsüz bir mücadele verilerek yazılmıştır. Domuzlar Körfezi Çıkartması, ABD’nin Amerika kıtasındaki ilk ve tek askeri yenilgisidir. Devrimin sosyalist karakterinin Domuzlar Körfezi zaferi akabinde ilan edilmiş olması rastlantı değildir. Rastlantı olmayan bu gerçek, Küba Devrimi’nin büyük güçlerle dengeci pazarlıkların değil, emperyalizme meydan okumanın ürünü olduğunun en büyük ispatıdır.
 
Bu açıklamaya vesile olan makalenin yazarının Küba’yı “PR malzemesi olarak kullananlar” derken kimi kast ettiğini bilmiyoruz ancak ülkemizde Küba halkının onurlu tarihini çarpıtmaya meyleden her türlü pragmatizme karşı duracak Küba dostları olduğunu hatırlatmak istiyoruz. 
 
Saygılarımızla, 
 
José Martí Küba Dostluk Derneği Yönetim Kurulu
 
*Konuyla ilgili bilgilendirici bir belgeseli altyazı hazırlayıp derneğimizin youtube kanalından yayınlamış bulunuyoruz. Bkz. https://www.youtube.com/watch?v=g2WQz2-p6Is 
 

Related posts: