 Küba, ABD yönetiminin Miami'deki terörist çeteleri destekleyen politikasında kısmi de olsa bir değişikliği zorlayabilmek amacıyla, 1998 yılında ABD'ye işbirliği önerdi. ABD ilkaşamada işbirliğine yatkın göründü ve bir ABD güvenlik heyeti 1998 yılı Haziran ayında Havana'yı ziyaret etti. Küba, Miami'deki çetelerin faaliyetlerine ilişkin olarak edindiği bilgileri ABD ile paylaştı. ABD bu bilgi alış verişinden sonra 2 hafta içinde Küba ile temasa geçeceği sözünü verdi ancak sözünde durmadı. Bu iletimden sonra ABD tarafında birkaç aylık bir sessizlik oldu. Ardından, Miami'deki terörist grupları yargılaması gereken ABD, beklenmedik bir biçimde, görevleri sadece bu terörist grupların faaliyetleri hakkında bilgi edinmek olan 5 Kübalı'yı tutukladı. Bu 5 Kübalı ABD'ye karşı casusluk yapmakla suçlandılar. Oysa, bu beş insan hiç bir suç işlememişlerdi. Amaçları sadece vatanlarını ve yurttaşlarını terörist saldırılardankorumak için bilgi toplamaktı.Savunmanın, davanın Miami'de tarafsız olarak görülmesinin imkansızlığı ve başka biryerde görülmesi gerektiği yönündeki talebi reddedildi. Miami'deki çeteler ve karşı devrimci basın Küba'ya yönelik bütün kin ve nefretlerini dava süresince bu 5 Kübalı yurtsever üzerine boşalttı, tertiplenen eylemler ile düşmanca bir atmosfer ve kamuoyu baskısı yaratıldı. Miami’deki çeteler için bu dava, Küba devriminden intikam alma davasına dönüştürüldü. Davanın Miami'de görülmesi, 5 Kübalı yurtseverin savunmalarında da belirttikleri gibi, mahkemenin ne yönde bir karar alacağını da en baştan belirliyordu. Dava 3 yıl sürdü. Bu süre zarfında 5 Kübalı yurtsever en insanlık dışı muamelelere, uzun süren tecride maruz kaldılar. 2001 yılının sonbaharında 5 Kübalı yurtsever, eşine pek az rastlanan bir hukuk skandalıyla çok ağır cezalara çarptırıldılar. ANTONIO GUERRERO RODRÍGUEZ : Ömür boyu artı 10 yıl hapis FERNANDO GONZALEZ LLORT : 19 yıl hapis GERARDO HERNANDEZ NORDELO : 2 kez ömür boyu artı 15 yıl hapis RAMON LABAÑINO SALAZAR: Ömür boyu artı 18 yıl hapis RENE GONZALEZ SEHWERERT: 15 yıl hapis Küba Halk İktidarı Ulusal Meclisi 29 Aralık 2001 tarihli olağanüstü oturumunda 5 Kübalı yurtsevere “Küba Cumhuriyeti Kahramanı” ünvanı verilmesi kararı aldı. ABD'ye karşı casusluk yapmakla suçlanan bu 5 Kübalı yurtseverin ABD'nin güvenliğine karşı bilgi edinme çabası içinde oldukları kanıtlanmadı. ABD ordusundan üst düzey generaller, amiraller 5 Kübalı yurtseverin ABD'nin güvenliğini tehdit eden bir faaliyet içinde olmadıkları yönünde ifade verdiler.Ülkelerini terörist saldırılardan korumak amacıyla sadece bilgi toplamaktan ve bu bilgileri vatanlarına iletmekten ibaret bir görevi yerine getiren 5 Kübalı yurtsever bu dava süresince olduğu gibi sonrasında da olağanüstü insanlık düşmanı bir muamele sürecine tabi tutuldular.Tutuklandıklarından sonraki ilk 17 ay boyunca tamamen tecritte tutuldular. Avukatları ve aileleri ile görüştürülmediler. Bu tecrit politikası mahkumiyetleri sonrasında da sürdü.Dava açıldıktan sonra da avukatları ile yaptıkları görüşmelere olağanüstü sınırlamalar getirildi.2005 yılının Ağustos ayında ABD’deki Atlanta Temyiz Mahkemesi’nin 3 yargıcından oluşan bir heyet 5 Kübalı yurtseverin mahkumiyet kararlarının geçersiz olduğu sonucuna vardı. ABD yönetimi, 5 Kübalı yurtseveri derhal serbest bırakması gerekirken, ülke tarihinde çok istisnai durumlarda başvurulan bir uygulama ile bu kararı temyiz etti.Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu’nun Keyfi Tutuklamalar ile ilgili ÇalışmaGrubu da bu dava süresince temel hukuk kurallarının ihlal edildiğini ve 5 Kübalı yurtseverin tutukluluk durumunun kaldırılması gerektiğini ABD’ye bildirdi. ABD, BM Çalışma Grubu’nun bu kararını tanımadığını açıkladı.2006 yılı Ağustos ayında ABD yönetiminin temyiz başvurusuna Atlanta Temyiz Mahkemesi’nin 12 yargıcından oluşan bir heyet tarafından olumlu yanıt verildi. Bu ikinci karar, 3 yargıçtan oluşan heyetin 5 Kübalı yurtseverin mahkumiyetlerinin geçersizliğine ilişkin daha önceki kararının iptali anlamına geliyordu.5 Kübalı yurtseverin davası şu anda giderek uzamakta, temyize ilişkin her bir evre aylar,hatta yıllar sonra sonuçlanabilmekte ve bu insanlar ABD’nin insanlık dışı cezaevi sistemi içinde 8 yılı geride bırakmış bulunmaktadır. ABD, 5 Kübalı yurtseverden René’nin eşi Olga’ya 8 yıldan bu yana ve Gerardo’nun eşi Adriana’ya 6 yıldan bu yana giriş vizesi vermemektedir. Küba bu davanın hukuk kurallarının ihlal edildiği, tamamen siyasi bir dava olduğunu vurgulayarak, dünya halklarına uluslararası dayanışmayı güçlendirme çağrısında bulunmaktadır.5 Kübalı yurtseverin siyasi davalarda tecrübeli avukatlarının da ısrarla vurguladıkları gibi, onları yalnızca ve ancak güçlü bir uluslararası dayanışma özgürlüklerine kavuşturabilir. Bugüne kadar bu çağrıya yüzbinlerce insan olumlu yanıt vermiştir. 5 Kübalı yurtseverin özgürlüklerine kavuşturulmaları Küba için çok önemlidir, dünya halkları için çok önemlidir, bütün namuslu, dürüst, ilerici insanlık için çok önemlidir. 5 Kübalı yurtseverin özgürlüklerine kavuşturulmaları ABD emperyalizminin saldırganlığında önemli bir geri adım olacağı için çok önemlidir. Dünya halkları ile dayanışmanın sayısız ve eşsiz örneklerini vermiş ve hala da vermekte olan, yeryüzünde insanlığın sınıfsız sömürüsüz bir dünya umudunun en önemli kaynaklarından biri olan sosyalist Küba ve Küba’nın beş onurlu ve korkusuz evladı bu dayanışmayı haketmektedir.
|