Ana Sayfa arrow 5 KÜBALI YURTSEVERIN DAVASINA ILIŞKIN KIMI ÖNEMLI NOKTALAR
5 KÜBALI YURTSEVERIN DAVASINA ILIŞKIN KIMI ÖNEMLI NOKTALAR PDF Yazdır E-posta

◊ 5 Kübalı yurtsever ile ilgili olarak Fidel ısrarla bu insanların suçsuz olduklarını ve hiç bir suç işlemediklerini vurguladı.

◊ Miami gibi bir yerde seçilen bir jürinin bu kentteki karşı devrimci mafyadan korkmadan sağlıklı bir karara varması tamamen olanaksızdı. Küba Amerika Ulusal Vakfı ve diğer terörist örgütlerin görüşlerine aykırı görüşler taşıyan kişiler jüri üyesi olarak seçilmeden elendiler. 5 Kübalı yurtseverin Miami dışında bir yargılanma için dayandıkları hususlardan biri de ABD Anayasası’nın bir maddesi idi. Buna gore, tarafsız bir yargılama ve jüri için, sanıkların mahkeme yerinin değiştirilmesini talep etme hakları vardı. Mahkeme bu talebi reddetti, böylece ABD anayasasına dahi aykırı hareket edilmiş oldu.

◊ ABD cezaevlerinde bir mahkuma uygulanabilecek azami tecrit (hücre cezası) süresi cinayet işleyen kişiler için bile en çok 60 gün iken 5 Kübalı yurtsever tutuklanmalarından sonraki ilk 17 ayı 24 saat hücrede geçirdiler. Hücre dışına çıkarıldıkları 1 saat süresince ellerine her zaman kelepçe takıldı. Ve taze hava almak için 1 saat süreyle çıkarıldıkları bu mekan da daha büyük bir hücreden başka bir yer değildi.

◊ 5 Kübalı yurtsevere karşı soruşturma FBI’ın Miami Şefi Hector Pesquera tarafından yürütüldü. Pesquera adlı bu şahıs 2003 yılında emekli oldu. Sonraları Guantanamo’da danışmanlık yaptı. Emekli olurken, 5 Kübalı yurtseverin yargılanması ve mahkum edilmesi için savcılara büyük baskı yapmak zorunda kaldığını, bu baskı olmasa 5 Kübalı yurtsever hakkında hiçbir zaman dava açılmayacağını belirtti.

◊ 26 Eylül 2000 tarihinde, 5 Kübalı yurtsever için kamu tarafından atanan avukatlardan biri, mahkeme heyetinden ve savcıdan, Küba’ya karşı terörist eylemlere dair o güne kadar FBI’ın elinde birikmiş olan bilgilerin kendisine iletilmesini talep etti. Bu, 5 Kübalı yurtseverin düşmanları arasında büyük bir paniğe neden oldu. Bunlar 18 Ekim tarihinde 5 Kübalı yurtseverin avukatlarının bu belgelere ulaşmalarını reddedecek bir hakim buldular. Avukatların Miami’den Küba’ya yönelik saldırılar ile ilgili kanıt niteliğindeki dosyaları görmelerine bütün bir dava süresince, hatta mahkumiyetleri sonrasında dahi izin verilmedi.

◊ 5 Kübalı yurtsever 2001 yılı sobaharında mahkum edildiler. Bundan hemen önce,Ağustos ayında, savcılık René Gonzalez’in avukatına bir öneride bulundu. René’nin yabancı bir hükümet adına çalıştığını kabul etmesi durumunda, hakkındaki ağır suçlamageri çekilecek ve cezası 10 yıldan daha az olacaktı. Hatta René’yi, ABD’de doğmuş olan 2 yaşındaki kızı Ivette’in velayetini yitirme olasılığı ile tehdit ettiler. René bu teklifi geriçevirdi. Ona daha da fazla baskı uygulamak için eşi Olga Salanueva’yı tutukladılar. Olga bir tutuevine götürüldü ve burada 3 ay boyunca tutuldu. Bu süre zarfında yalnızca 2 kez gün ışığına çıkarıldı. Gönderdiği mektuplar kocasına teslim edilmedi.

◊ İlk suçlamalardan 8 ay sonra, Gerardo Küba hava sahasını ihlal eden ve düşürülen, Miami’den havalanmış iki uçaktaki pilotların ölümüne neden olmakla itham edildi. Bunu 5 Kübalı yurtsevere yönelttikleri ilk suçlamalar yetersiz ve zayıf kaldığı için ve ABD kamuoyunu bulandırmak için yaptılar. Davada bu suçlama yönünde en küçük bir kanıta ya da tanık ifadesine yer verilemedi. Küba, hava sahasını sürekli olarak ihlal eden bu uçakların yarattığı tehlikeyi iki yıl boyunca ABD’ye bildirmiş, ancak hiçbir karşılık alamamıştı. 1996 yılında Miami’den havalanarak Havana üzerinde bu tür uçuş yapan iki uçağın düşürülmesi ile ilgili olarak Kübalı havacılık uzmanları, bu uçakların hava sahasını ihlal ettiklerini tespit edebilmek için Gerardo’ya isnat edildiği gibi Miami’den Küba’ya herhangi bir bilgi gönderilmesine gereksinim olmadığını ortaya koydular.

◊ Bu süreçte Fidel 5 Kübalı yurtseverin yalnızca kendi vatanlarını korumak için değil, ABDve başka ülkelerin yurttaşlarının yaşamını korumak için de kendilerini tehlikeye attıklarını vurguladı.

◊ 1998 yılında Küba Devleti’nden Clinton’a yazılan bir mektubun Clinton tarafından ciddiye alınması neticesinde FBI ile Küba Gizli Servisi arasında bir bilgi alış verişi oldu. Mektup, ABD’de bulunan terörist örgütlerin uçuş esnasındaki uçakları havaya uçurması şeklindeki planlardan söz ediyordu. FBI ile Küba arasındaki bu bilgi alış verişinde FBI’a şunlar teslim edildi: Her biri 320 sayfalık 4 dosya, teröristler arasındaki telefon konuşmalarına ait 8 kaset ve 2 saat 40 dakikalık video kasetler.

◊ Fidel 5 Kübalı yurtseverin siyasi tutsaklar olduklarını, ABD’nin bunu kabul etmediğini, Küba’nın ise bu insanların siyasi tutsaklar olduklarını savunmaktan geri adım atmayacağını vurguladı.

◊ Davanın başlamasına üç ay kala, 5 Kübalı yurtsever bir kez daha tecrit hücrelerine gönderildiler. Bu, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne, ABD cezaevleri yönetmeliklerine ve daha önemlisi ABD Anayasası’na tamamen aykırı bir uygulamaydı. Kağıt, kalem gibi kişisel eşyaları ellerinden alındı, yakınları ve avukatları ile telefonla görüşmeleri engellendi. Aynı uygulama temyiz üzerine avukatları ile bilrlikte çalıştıkları 2003 yılıbaşında da yürürlüğe kondu.

◊ Dava süresince Miami’deki Küba karşıtı çetelerin ileri gelenleri, Küba’ya yönelik terörist saldırıları planlayan ve uygulamaya koyan mafya liderleri izleyici sandalyelerinde oturdular ve davayı izlediler. Oysa, 5 Kübalı yurtseverin ve avukatlarının dava süresinceortaya koydukları gibi, yargılanması ve mahkum edilmesi gerekenler Miami’den Küba’ya bu terörist saldırıları organize eden bu kişilerdi.

◊ Gerardo’nun eşi Adriana, vizesi olmasına karşın, Houston havaalanında FBI tarafından alıkondu, fotoğrafları çekildi, parmak izleri alındı ve kendisine hiç bir açıklama yapılmaksızın vizesinin iptal edildiği bildirildi. ABD’ye girmesine ve eşini ziyaret etmesine izin verilmeyerek Küba’ya geri gönderildi.

◊ 5 Kübalı yurtseverin her biri mahkumiyetleri sonrasında birbirinden en az 1400 kmuzaklıktaki cezaevlerine nakledildiler. ABD, annelerinin, eşlerinin ziyaretleri sırasında onlara eşlik etmek isteyen Kübalı diplomatların seyahatlerini engellemektedir.

◊ "Küba Cumhuriyeti Kahramanları” Küba Cumhuriyeti Halk İktidarı Ulusal Meclisi, 29 Aralık 2001 tarihli olağanüstü oturumunda 5 Kübalı yurtsever Gerardo Hernández Nordelo, Ramón Labañino Salazar, Fernando González Llort, René González Sewherert ve Antonio Guerrero Rodríguez ‘e,“ vatanlarını savunma ve onu terörizmden koruma yönündeki görevlerini örnek bir adanmışlık, onur ve korkusuzluk ile gerçekleştirdikleri için ve bu görevi en düşmanca, saldırgan ve yozlaşmış bir ortamda gerçekleştirmek zorunda kaldıklarından ötürü yaşamlarını tehlikeye attıkları ve çok büyük özverilerde bulundukları için” “Küba Cumhuriyeti Kahramanı” ünvanı verilmesini karar altına aldı. Küba Cumhuriyeti Halk İktidarı Ulusal Meclisi aynı oturumunda Carmen Nordelo Tejera, Magali Llort Ruiz, Irma Sehwerert Mileham ve Mirta Rodríguez Pérez’in, “oğullarının uğruna kendilerini feda ettikleri soylu davaya olağanüstü ölçüde katkıda bulundukları, onları destekledikleri ve örnek birer yurttaş ve anne oldukları için ”Mariana Grajales Nişanı ile onurlandırılmalarını kararlaştırdı. Küba Cumhuriyeti Halk İktidarı Ulusal Meclisi yine aynı oturumunda, Adriana PérezO'Conor, Elizabeth Palmeiro Casado, Rosa Aurora Freijanes Coca ve Olga Salanueva Arango’nun, “eşlerine, yoldaşlarına ve ülkelerinin bağımsızlığı ve huzuruna desteklerinden ötürü ve eşlerinden ve yoldaşlarından ayrı kalmanın derin acısını büyük bir onur ile göğüsledikleri ve birer devrimci kadın olarak Küba halkınıntakdirini kazandıkları için” Ana Betancourt Nişanı ile onurlandırılmalarına karar Verdi. 5 Kübalı Kahraman’ın annelerine ve eşlerine onur madalyaları 8 Mart 2002 günü, Havana’daki Karl Marks Tiyatrosu’nda, Küba Cumhuriyeti Devlet Başkanı Fidel Castro Ruz tarafından verildi.

◊ Ana Betancourt ve Mariana Grajales, Küba’nın 19. yüzyıldaki İspanyol sörümgeciliğine karşı bağımsızlık savaşına katılmış iki kadındır.

 
< Önceki   Sonraki >