|
17 Kasım 2009, Salı
“José Martí” Küba Dostluk Derneği’nden Türkiye PEN’e Açık Mektup
Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi’nin değerli üyeleri,
Sizlere bir yıl aradan sonra yine aynı konuda seslenmek zorunda kaldığımız için çok üzgünüz. Ancak aranızda kendisini Küba dostu olarak nitelendiren pek çok kişinin olduğunu bildiğimiz için bu konuda sizlere seslenmekten vazgeçmeye hakkımız olmadığını düşünüyoruz.
Konumuz her yıl olduğu gibi bu yıl da Uluslararası PEN’in ve ona bağlı olarak Hapisteki Yazarlar Komitenizin yaptığı açıklamada, Küba’nın en çok gazeteciyi hapiste tutan ülkelerin başında geldiğinin belirtilmesi ve Türkiyeli yazarların bu konuda tavır geliştirmesinin istenmiş olmasıdır.
Değerli yazarlar,
PEN üyesi olmanız sıfatıyla sizlere böyle seslenmemizin uygun olduğunu düşünüyoruz. Öncelikle şunu söylemeliyiz ki açıklamanızda, “Muhalif gazeteci Normando Hernández González dahil olmak üzere 22 gazeteci Nisan 2003’ten beri tutuklu” ifadesi bulunmaktadır. Burada adı geçen Normando Hernández González yazar olduğu için, yazdığı haberler dolayısıyla ya da yazı ile ilgili başka bir nedenle ilgi değil tamamen ABD casusu olarak kendi ülkesine ihanet ettiği için tutuklu bulunmaktadır.
Değerli yazarlar,
Sizlerin de çok iyi bildiği gibi ABD 50 yıldır Küba devrimini yıkmak için uğraş vermektedir. Bunun için yine hepinizin bildiği gibi silahlı işgal girişiminden terörist saldırılara kadar her türlü yöntemi kullanmaktadır. Ama bunların en acımasızı 50 yıldır Küba’ya uygulanan ABD ablukasıdır. Bu ablukanın Küba’ya maddi maliyeti 90 milyar doların üzerindedir; ama Küba insanına maliyeti çok daha fazladır.
Amacımız hepinizin bildiği bu saldırıların listesini tek tek sıralamak değil. Buradan gelmek istediğimiz yer şudur: Bütün bu saldırılar yüzünden ABD ile Küba’nın diplomatik ilişkileri karşılıklı olarak iki ülkede de bulunan Çıkarları Koruma Ofisleri üzerinden yürümektedir. Yani Havana’daki ABD Çıkarları Ofisi (SINA), ABD’nin resmi bir ofisidir. Ama bu ofis Küba’ya sürekli saldırılan bir köşe taşı konumundadır. ABD’nin Küba’ya yönelttiği tüm saldırılar için bir merkezdir. İşte belgenizde adı geçen Normando Hernández González, bu ofis için çalıştığı ve buradan para aldığı ispatlanmış birisidir.
2003 Nisan’ında sonuçlanan Küba istihbaratının operasyonunda bu kişilerin içine sızan Küba görevlileri kendilerini ifşa etmek pahasına bu kişilerin faaliyetlerini ortaya çıkarmıştır. SINA direktörleri Vicky Huddleston ve James Cason’la Normando Hernández González’in yaptığı toplantılar, 10 Eylül 2002 ve 14 Mart 2003 tarihleri arasında tek tek kayda geçirilmiştir.
Senelik 60 milyon dolarlık CIA bütçesiyle Küba’yı istikrarsızlaştırmak için uğraşan CIA'nin adadaki araçları olan bu sözde gazeteciler, haberlerinin Miami’den aldıkları telefonlarla dikte ettirildiğini itiraf etmiştir.
Bu hareketler, dünyanın herhangi bir ülkesinde suç olarak kabul edilen davranışlardır.
Bu kişiler gazeteci ya da yazar değil casustur. Üstelik kendi ülkelerine karşı 50 yıldır acımasız bir saldırı yürüten dünyanın en büyük emperyalist gücünün casusları… Bu insanların çok azı hayatlarında gerçekten gazetecilik yapmışlardır. “Gazeteci” sıfatı ABD için Küba’yı yıkmak amacıyla yaptıkları casusluk çalışmalarının üzerinin örtülmesi için kullanılan bir paravandır. Öyle ki bu çalışmaları ortaya çıkartmak için aralarına sızan ve kendisini sadece muhalif olarak tanıtan Küba görevlilerinin adı ABD sitelerinde gazeteci olarak çıkmıştır.
Değerli yazarlar,
Ortada çok büyük bir oyun ve ABD’nin bir saldırısı olduğu açıktır. Türkiye PEN bu oyuna alet olmamalıdır.
Bu ABD casusları gazeteci ya da yazar sayılıp sizler tarafından sahiplenilmemelidir. Uluslararası PEN’in her yıl yaptığı bu saldırının emperyalizmin oyununa gelmek, bu oyuna ortak olmak anlamına geldiği açıktır.
Türkiye PEN üyeleri, değerli yazarlar,
Ülkemizdeki Küba dostları olarak sizleri Uluslararası PEN’in bu hatasına karşı çıkmaya ve büyük ölçüde onların yayınladığı metnin çevirisi niteliğindeki açıklamanızdan Küba ile ilgili bölümü çıkarmaya davet ediyoruz.
“José Martí” Küba Dostluk Derneği Yönetim Kurulu |
|
|
KUBA BASARIYOR, SOSYALIZM BASARIR. |
|
|
|
|
Birleşmiş Milletler Gelişme Programı, İnsani Gelişme Raporu’nu yayınladı. İnsani gelişme sıralamasında Küba, ekonomik olarak kendinden daha büyük ve güçlü pek çok ülkeyi geride bırakarak 51. Sırada ve “Yüksek insani Gelişme” sınıfında yer aldı.
Kişi başına düşen ulusal geliri yaklaşık 7.000 dolar olan Küba, İnsani Gelişmişlik Endeksi sıralamasında ulusal geliri kendisinden 3-4 kat daha fazla olan ülkelerin bile önünde yer alıyor. Üstelik Küba bu başarıyı yıllardır süren acımasız ABD ablukasına rağmen gerçekleştiriyor. Çünkü insani gelişme matematiksel bir yalandan başka bir şey olmayan kişi başına ulusal gelir düzeyini değil eğitim ve sağlığa ilişkin daha gerçekçi başka refah göstergelerini de içeriyor.
 Ülkemiz Türkiye de maalesef yüksek ulusal gelirine rağmen insani gelişmişlik açısından ancak 79. sırada yer alabiliyor. Kişi başına Küba’nın iki katı ulusal gelir ve Küba’nın 16 katı daha büyük bir ekonomiye sahip olmamıza karşın insani gelişmişlikte Küba’nın yanına bile yaklaşamıyoruz. Küba tüm olanaksızlıklara rağmen başarıyor, biz dünyanın en şanslı coğrafyalarından birinde olduğumuz halde başaramıyoruz. Bunun tek sebebi var : Küba sosyalizmin açtığı aydınlık yolda yürürken bizim kaynaklarımız ve emeğimiz kapitalistlerin kar hırsını tatmin etmek için yok olup gidiyor.
Doğal afetlere, politik baskılara ve ablukaya boyun eğmeden yoluna devam eden Küba’yı selamlıyor, Türkiye’nin de başarabileceği inancıyla tüm dostlarımızı mücadeleye çağırıyoruz. |
|
|
KUBA ILE DAYANISMA KONSERI |
|
|
|
 İNSANLIK KASIRGALARDAN DAHA GÜÇLÜDÜR 30 Ağustos – 9 Eylül 2008 tarihleri arasında Küba’yı ardı ardına iki kasırga neredeyse tamamen etkisi altına aldı; Gustav ve Ike. 10 gün gibi kısa bir zaman diliminde 10 milyar dolardan daha fazla maddi kayba neden olan bu kasırgalar, 50 yıldır abluka altında yıldırılmaya çalışılan sosyalist Küba’ya ekonomik ve sosyal alanda ciddi zararlar verdi. “José Martí” Küba Dostluk Derneği olarak biz, Türkiye’deki Küba dostlarını Küba’yla dayanışmaya davet etmek istedik. Bunun için de sanatı köprü yaptık ve Erkan Oğur & İ.H. Demircioğlu, Gündoğarken ve Şevval Sam’ın hiçbir ücret talep etmedikleri bir Dayanışma Konseri düzenlemeyi hedefledik. Yıllardır bu gibi doğal felaketlere güçlü, enerjik ve uzak görüşlü Sivil Savunma’nın örgütlü ve verimli çalışmalarıyla hazırlanan Küba için bu kasırgalar hiçbir can kaybına yol açmazken ortaya çıkan maddi kayıp bizim mütevazı katkımızla karşılanamayacak düzeyde. Ancak Küba halkıyla dayanışmayı temsilen Türkiye halkı ve kurumlarının yapacağı katkı tek tek çok önemli olacaktır. |
|
Devamını oku...
|
|
|
KUBA BESLISI ICIN ACIL CAGRI |
|
|
|
|
  

Değerli Küba Dostları, 10 yılı aşkın bir süredir haksız bir biçimde ABD’de cezaevlerinde tutulan Küba Beşlisi ile ilgili yeni bir “Acil Eylem” çağrısına desteğinizi rica ederiz.
Tek kabahatleri Küba’ya yönelik ABD kaynaklı terör faaliyetlerinden haberdar olmak olan bu beş Kübalı’ya yönelik olarak ABD’nin ısrarla sürdürdüğü vahim insan hakları ihlallerinin bir yenisi ile karşı karşıya bulunuyoruz.
Tutuklu Kübalılardan Gerardo Hernandez ve Rene Gonzalez’in eşleri Adriana Perez ve Olga Salanueva’nın cezaevlerindeki eşlerini ziyaret etmek için yaptıkları vize başvuruları her seferinde reddedilerek, en temel hakları olan ailelerini ziyaret etmeleri yıllardır engelleniyor.
ABD otoriteleri Kübalı kadınların eşlerini ziyaret etmek için yaptıkları 9 başvuruyu, ABD’nin ulusal güvenliğini tehdit ettikleri gerekçesiyle reddetti. Adriana Perez’in son başvurusu bu yılın Ocak ayında, 2002 tarihli ABD Genişletilmiş Sınır Güvenliği ve Vize Reformu Yasası’na dayanarak reddedildi. Bu yasa “uluslararası terörizmi destekleyen ülkelerden gelen göçmenlik-dışı vize başvurularının kabulünü” kısıtlıyor. Oysa tutuklu bulunan diğer Kübalıların aynı hükümlere tabi aileleri bu kısıtlama kapsamına alınmıyor.
Hiç bir gerekçe göstermeden sınır dışı edildiği 2000 yılına kadar yasal bir statüde ABD’de yaşamakta olan Olga Salanueva’nın o tarihten bu yana yaptığı hiçbir başvuru da olumlu yanıtlamışken, son olarak kendisine hiçbir zaman vize vermeyeceklerini bildirdiler.
Bu ailelere yönelik haksız ve keyfi bir cezalandırmadır! Tutuklulara yönelik insani muamele ve ailelerin insan haklarının açık ihlalidir. ABD dışında ikamet eden tutuklu yakınlarına vize vermek en temel insan hakları standartlarının bir gereğidir.
10 Nisan 2009 tarihinde Beş Kübalının aileleri, Havana’daki ABD Menfaatleri Ofisi ile vize talepleriyle ilgili olarak bir görüşme yapacaklar. Bu onuncu başvuru öncesinde, ABD, Avrupa ve Latin Amerika’nın birçok ülkesinde faaliyet gösteren ve Derneğimizin de üyesi olduğu Küba Beşlisi’nin Özgürlüğü için Uluslararası Komite (www.thecuban5.org ) ve Uluslararası Af Örgütü (AI) vize taleplerinin kabulü için bir çağrı (http://www.amnesty.org/en/library/info/AMR51/041/2009/en ) yayınladı. Değerli Küba Dostları, Sizleri 10 Nisan 2009 tarihine kadar, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’a faks, telefon, mektup ve e-posta yoluyla ulaşarak aileleri desteklediğimiz mesajını vermek üzere kampanyaya katılmaya çağırıyoruz.
Ayrıca, aşağıda iletişim bilgileri bulunan Anayurt Savunması Bakanı Janet Napolitano’ya bir mektup göndererek, eşini ziyaret edebilmesi için Olga Salanueva’nın vize başvurusunun onaylanmasını talep etmeye çağırıyoruz.
Göstereceğiniz duyarlılık ve vereceğiniz destek için sizi şimdiden tebrik ederiz.
Saygılarımızla
José Marti Küba Dostluk Derneği
Genel Merkezi
Faks, telefon ya da posta için iletişim bilgileri Elektronik posta için notlar Örnek mektup |
|
|
JOSE MARTİ ANKARA'DA ANILDI |
|
|
|
|
Küba’nın ulusal kahramanı José Marti Perez’in 155. doğumyıldönümü Ankara’da Küba Büyükelçiliği ve José Marti Küba Dostluk Derneği’nin düzenlemiş olduğu bir törenle Marti’nin adını taşıyan parkta kutlandı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 12 |